Sağlıklı Beslenmede Sütün Yeri

süt

Sağlıklı beslenmeye olan merak arttıkça bazı besin maddelerine olan soru işaretleri de iyi veya kötü yönde büyüyor bazen. Bazı besinler veya beslenme modelleri faydaları sıralanarak göklere çıkartılırken bazı besinler yerlere çalınıyor. Biz diyetisyenlerden bu cümleyi birçok kez duyduğunuzdan eminim; “beslenmede süper besin veya süper beslenme modeli yoktur.”

Süper besinlerden bahsederken elbette bazıları da nasibini ters rüzgarlardan alıyor. Örneğin, süt. Süte karşı olan yaklaşımlar tek bir sebebe bağlanmıyor aslına bakarsanız. Hatta içlerinden haklılık payı olanlar da var, ama bir beslenme uzmanı olarak bana “süt iyi bir besin mi kötü bir besin mi” diye orada işte sizlere vereceğim cevap çok net. Süt ve süt ürünleri beslenmemizde sağladığı besleyicilik özellikleri bakımından önemli bir yere sahip bir besin grubudur. Bu nedenle; aksi sizleri takip eden ve iyi tanıyan herhangi bir sağlık uzmanı tarafından önerilmedikçe, sağlıklı beslenme düzeninizde yer almalıdır.

Peki sütle ilgili ortalıkta dolaşan endişelerin kaynağı nedir?

Bu soruyu farklı başlıklar altında kısaca özetleyerek cevap vereceğim.

Birinci neden laktoz… Laktoz süt ürünlerine özgü bir karbonhidrat türüdür ve insanların büyük bir çoğunluğunda laktoz intoleransı (laktozu sindirmede güçlük) farklı derecelerde gözlemlenmektedir. Ancak bu durum, ileri derecede laktoz intoleransı teşhisi almadığınız sürece sorun değildir, süt tüketimine bağlı olarak sindirim sistemine bağlı şikayetler yaşıyorsanız süt değil ama peynir, yoğurt veya kefir gibi ürünleri denemeyi düşünebilirsiniz. Çünkü bu tür besinler, üretim aşamasında sütün laktoz miktarının düşmesi ile oluşmaktadır, bu nedenle laktoz içerikleri görece daha düşüktür. Hafif derecede çoğu insanda gözlemlenen laktoz intoleransı, beslenmede süt ürünlerine yer vererek vücudun laktozu tolere etme kapasitesini artırma ile düzeltilebilmektedir.

İkinci neden, kamuoyunda sütün içeriğindeki maddelerin inflamasyona neden olduğu ve bu nedenle bazı kronik hastalıkların gelişimine katkı sağladığı yönünde. Burada açıklanması gereken birkaç metabolik etkinliği kısaca özetlemek istiyorum. Sütün içerisinde insan vücudunun sağlıklı metabolik etkinliğinde yabancı olan veya tolere edilmeyen bir protein bulunmamaktadır; ancak bazı kişilerin metabolizmasında sütte yoğun olarak bulunun B-globulin isimli bir proteinin metabolize edilmesi söz konusu değildir ve süt tüketildiğinde bu protein vücutta bazı alerjik reaksiyonlara neden olabilmektedir. Bunun dışında, sütün var olan inflamasyon durumunu tetikleyerek kronik hastalık gelişimine neden olduğuna dair bazı veriler söz konusu olsa da, bu durum sadece süt ile sınırlanan bir süreç değildir. Metabolizma sadece bir besin ögesine tepki vermez, genel olarak koşulların bütününe etkin olan bazı besin ögelerine karşı daha hassas olabilir; ancak bu bir besinin veya besin ögesinin suçlu olduğu anlamına gelmemektedir.

Süt tüketiminin yeniden gözden geçirilmesi konusunda başka bir etmen ise sütün üretim aşamaları, hayvan zulmü ve sürdürülebilirlik. Hayvansal kaynaklı besinlerin genel olarak sürdürülebilirlik açısından doğaya daha zararlı olduğunun farkındayız ve bazı üretim koşullarında hayvan zulmü maalesef söz konusu. Bu nedenle süt ve süt ürünlerinin tüketiminde genel olarak duyarlı ve hassas yaklaşan firmaların ürünlerini tercih etmeye ve besin israfından kaçınmaya dikkat edebilirsiniz.

Son olarak ele alacağım başka bir konu ise sütün hayvansal bir besin olmasından kaynaklı doymuş yağ içeriğinin “yüksek” olduğu algısı. Doymuş yağlar, genel olarak hayvansal kaynaklı ve tüketim miktarı önerilenin üzerinde olduğunda diğer sağlıklı olmayan beslenme ve yaşam alışkanlıkları ile birlikte kardiyovasküler hastalıklar başta olmak üzere bazı kronik hastalıkların gelişim riskini artırabilmektedir. Ancak tüketim miktarı aşılmadığı ve sağlıklı beslenme alışkanlıklarına sahip olunduğu sürece doymuş yağlar zararlı değil faydalı besin maddesidir. Eğer kardiyovasküler hastalık hikayesi veya riskine sahipseniz, yarım yağlı süt ürünlerini tercih edebilirsiniz. Tamamen yağsız süt ürünlerini kullanmak sütün içerisindeki bütirik asit gibi süte özgü olan ve özellikle mikrobiyotayı destekleyen yağ asitlerinin alımını engelleyecektir.

Süt, içeriğindeki P, Ca, A vitamini, D vitamini, protein, sağlıklı yağ asitleri gibi özel besin ögelerinin iyi bir kaynağı olması nedeniyle sağlıklı beslenme düzeninde yer alan önemli bir besindir. Süt ve süt ürünleri olarak anılan besin grubunda peynir, yoğurt, kefir gibi ürünler yer almaktadır. Kefir, yoğurt içeriğindeki probiyotik bakteri nedeniyle kesinlikle sağlıklı beslenme tablosunda yer almalıdır. Süt yerine bu besinleri tüketmek de sağlıklı beslenme hedefleri için yeterli olacaktır.

Sağlıklı ve zinde günler dileriz.

Diyetlif
gizli yağlanma

Sağlığı Tehdit Eden Gizli Yağlanma Sorunu

yumurta

Yumurta Alternatifleri